Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Posted in:

İbo’nun Söyledikleri

İbrahim Tatlıses;

Türk Halk Müziği; arabesk müzik alanında tartışılmaz bir değer. Kilometre taşı…

Davranışları, konuşmaları her zaman olay oldu. İnşaat demir ustalığından, mağaradan zirveye tırmanması diğer garibanlara model olarak sunuldu.

Çiğ köfteleri, çii köfteleri tavana yapıştırma gayretleri, lahmacunları, yatırımları, evlilikleri, aşkları hala konuşuluyor.

Tatlıses’in lakabı “İbo” oldu., “imparator” oldu.

İbo ile son görüşmemizde bir kararını benimle paylaştı. Ben de size nu önemli sırrı söylemek istiyorum:

Bildiğiniz gibi İbo’nun ido diye ünlenen bir oğlu var. Oğlunun gerçek adı İbrahim’dir. İbrahim Tatlıses – Derya Tuna evliliğinden olduğu için; İbrahim’in “i”si, Derya’nın “d”sini alarak “İdo” diye bir marka üretildi.

İdo bu takma adla ünlendi.  

İdo’dan başka da bir sürü oğlu kızı var. Tatlıses sohbetimizde; “Geçen gün yatakta sırt üstü yatarken birden aklıma bir fikir geldi, bildiğin gibi Fransızların Peugeot diye bir marka arabasının ortası sıfırlı araba modelleri var. Kendi kendime: Oğlum İbrahim..! Aha işte geldik gidiyoruz. BU dünyada para, itibar, şan, şöhret kazandın. Ama seni ifede edecek bir markan yok! Eh, Tayyip Bey gibi araba üretecek halimiz yok! Ne yapayım? Ne yapayım? Dedim. İbo, İdo diye başladık. Başı “i”, sonu “o”yla biten evlatlarım olsun. Mesela; İbo, İdo, İco, İfo… ondan sonra ne geliyordu? Yav söylesene… İgo mu? Her neyse Z’ye kadar kaç tane yapıyor? haaa 21 mi?
Tamam…

21 tane çocuk yapacam. Yaş icabı gücüm yetmese ömrüm vefa etmese bile n’apiyorlar? Dondurma… He he dondurma işlemi yapıp amacıma ulaşıcam.
Pekiii, “bu kadar çocuğu yapıp da n’apacan?” dersen bir Kürt olarak bundan gurur duyacam biir, her bir çocuğu müzik piyasasına salıp halk müziği, pop, caz, arabesk, fantezi, protest, özgün, metal, kanto gibi alanlarda sanatçı yetiştirip Türkiye müzik piyasasının egemeni olucam ikiii…

İşte o zaman gerçek anlamda İMPARATOR olmuş olacam.
Başı “i”li, sonu “o”lu markayı da tescil ettirip kullanıcam.
Nasıl iyi fikir değil mi?” dedi.

Bir magazin yazarı olarak bu sırrı sizinle paylaşıyorum.

İyi, kötü gibi bir yargıda bulunmak bana düşmez.

Yorum, karar sizindir değerli okuyucularım.

81 Pings & Trackbacks

  1. Pingback:

  2. Pingback:

  3. Pingback:

  4. Pingback:

  5. Pingback:

  6. Pingback:

  7. Pingback:

  8. Pingback:

  9. Pingback:

  10. Pingback:

  11. Pingback:

  12. Pingback:

  13. Pingback:

  14. Pingback:

  15. Pingback:

  16. Pingback:

  17. Pingback:

  18. Pingback:

  19. Pingback:

  20. Pingback:

  21. Pingback:

  22. Pingback:

  23. Pingback:

  24. Pingback:

  25. Pingback:

  26. Pingback:

  27. Pingback:

  28. Pingback:

  29. Pingback:

  30. Pingback:

  31. Pingback:

  32. Pingback:

  33. Pingback:

  34. Pingback:

  35. Pingback:

  36. Pingback:

  37. Pingback:

  38. Pingback:

  39. Pingback:

  40. Pingback:

  41. Pingback:

  42. Pingback:

  43. Pingback:

  44. Pingback:

  45. Pingback:

  46. Pingback:

  47. Pingback:

  48. Pingback:

  49. Pingback:

  50. Pingback:

  51. Pingback:

  52. Pingback:

  53. Pingback:

  54. Pingback:

  55. Pingback:

  56. Pingback:

  57. Pingback:

  58. Pingback:

  59. Pingback:

  60. Pingback:

  61. Pingback:

  62. Pingback:

  63. Pingback:

  64. Pingback:

  65. Pingback:

  66. Pingback:

  67. Pingback:

  68. Pingback:

  69. Pingback:

  70. Pingback:

  71. Pingback:

  72. Pingback:

  73. Pingback:

  74. Pingback:

  75. Pingback:

  76. Pingback:

  77. Pingback:

  78. Pingback:

  79. Pingback:

  80. Pingback:

  81. Pingback:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Enter Captcha Here :