Genel

CHP’de Çete Savaşları

CHP’de yöneticilerden önce fikirler değişmelidir.

Erdoğan, Kılıçdaroğlu için, “haysiyet fukarası, sefil, zavallı, gafil, namert, kifayetsiz, yüzsüz, terbiyesiz herif” gibi olumsuz, hakaret sözcükleri kullansa da onu çok sevdiğinden adım gibi eminim.
Eminim çünkü, kendisini 22 yıldır ayakta tutan en büyük destekçisine bir insan düşman olabilir mi?
Olamaz!
Aklını peynir ekmekle yemeyen hiç kimse, böyle kendisine zarar verecek bir adımı asla atmaz.
Seçim öncesi günleri hatırlayınız. Altılı masanın cumhurbaşkanı adayı bir türlü açıklanmıyordu, ya da açıklanamıyordu. O günlerde Sabah gazetesinin köşe yazarlarını bir telaş almıştı. “Ya Kılıçdaroğlu’nun dışında, bizim istemediğimiz bir aday çıkarsa?” diye kıvrım kıvrım kıvranıyorlardı.
Çıkmadı.
Ebedi Başkan, yine kazandı.
Ebedi Başkan kazanınca, karşı mahallede işler karıştı.
Aynı iplikten dokunmuş CHP yöneticileri, “Değişim- Dönüşüm” kavgasına tutuştular.
Hayata bakışları, davranışları, çorba içişleri, söyleyişleri hatta Atatürk maskesini takışları bile bire bir aynıydı.
Şimdi il kongrelerinde dürüm yerine birbirleri yiyorlar.
İzmir’i bilirsiniz…
Kimine göre “Gavur İzmir!”, kimine göre “Laikliğin Kalesi”…
Bu kentimizde CHP İl Kongresi yapıldı.
Yapılan seçim sonunda Şenol Aslanoğlu, yeniden İl Başkanı oldu.

İzmir’in laikçi teyzeleri, Atatürkçü amcaları, kendilerine Kürt asıllı, Ağrılı Şenol Aslanoğlu’nu İl Başkanı seçtiler.
Çok iyi de yaptılar.
Laikçi teyzeler, Atatürkçü amcalar tarafından çok sevilen Şenol Aslanoğlu’nun aklı, diğer insanlardan farklı çalışıyor.
Aslanoğlu; olaylara, bir takım sorunlara diğer insanlar gibi bakmadığını Cumhurbaşkanlığı Seçimini değerlendirirken kanıtladı.
Herkese tarihi bir ders vererek şöyle dedi:

İzmir’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun aldığı oy, Erdoğan’ın aldığı oydan yaklaşık 1 milyon 20 bin fazladır. Bu şu demek, eğer seçim sadece İzmir’de olsaydı bu seçim açık ara bir sonuçtu ya da sadece İzmir’de olsaydı İzmir’de 1 milyon 19 bin 999 İzmirli Kemal Bey’e oy vermeseydi bile Kemal Bey bu seçimi kazanırdı.

Böyle bir seçim analizine, rahmetli Süleyman Demirel sağ olsaydı şapka çıkarırdı ve bu lafı eden Şenol Bey’i alnından öperek, “Benim boşluğumu dolduracağından adım gibi eminim. Artık gözüm arkada kalmayacak.” derdi.
Laikçi teyzelerin, Atatürkçü amcaların oy vererek seçtikleri Ağrılı Şenol Aslanoğlu’nun çok sevdiği bir idolü var.
CHPli milyonların çok sevip başlarından hiç eksik etmedikleri Kemal Kılıçdaroğlu.
Bu sevgide belirleyici unsurun, ikisinin de Kürt asıllı olamaları mıydı bilinmez.
Ama bilinen bir gerçek vardı ki, CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, el ele vererek Ankara’da oturan Kemal Başkan’a gittiler.
Konuştular, konuştular, hasret giderdiler, ve aşağıda yer alan bu fotoğrafı çektirdiler.

Görüşmeden sonra Şenol Başkan, sosyal medya hesabından şöyle bir paylaşımda bulundu:

Biz senden razıyız Sayın Genel Başkanım Kemal Kılıçdaroğlu. Yorgunluk bilmeden çalışmanız, birleştirici ruhunuz, her koşulda sakinliğiniz, kimsesizlerin kimsesi nasıl olunur? ne çok şey öğrendim sizden. Var olun, ufkumuzu açıyorsunuz.

Şenol Başkan’ın paylaşımındaki yazım yanlışı ve cümle düşüklüğü kendisine aittir. Koskoca üniversiteyi bitirmiş bir adamın böyle yanlışlar yapacağına hiç inanmam. Bu tür hataların nedeni, olsa olsa Genel Başkana duyduğu sevginin verdiği heyecandandır diye düşünüyorum.
Laikliğin kalesi İzmir’de olanlar, diğer illerde de oldu ve Kemal Kılıçdaroğlu delegenin yüzde 60’ını elde etti.
Yorgunluk bilmeden çalışan,
Birleştirici bir ruha sahip olan,
Her koşulda sakin kalan,
Kimsesizlerin kimsesi,
Ufuklar açan Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanlığı koltuğunda oturmaya devam edecek.
Laikçi teyzeler, Atatürkçü amcalar “Sakin güç” olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu en az Şenol Aslanoğlu kadar seviyorlar.
Onun partinin başından gitmesini hiç istemiyorlar.
Yapılan il kongrelerinde de bunu kanıtladılar.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başından hiç gitmemesini isteyenlerin içinde Recep Tayyip Erdoğan da var.
Erdoğan’ın istekleriyle, laikçi teyzelerle, Atatürkçü amcaların istekleri çakıştı.
Alın size bir demokrasi cilvesi…
Eş dost toplantılarında, “Yerel Seçimlerin sonuçları nasıl olur?” diye soruyorlar. Ben de CHP’nin kalesi İzmir’deki laikçi teyzelerle Atatürkçü amcaların tercihlerine ve bir de İl Başkanı olarak seçtikleri başkanın zeka seviyesine bakıyorum. “İzmir’de durum böyleyse diğer iller ya nicedir?” diyerek kaygıya kapılıyorum.
İçimde mandalar tepişiyor.
Daralıyorum.
Her akşam televizyon kanallarında CHP içindeki grupların birbirlerini yemelerini belgesel tadında mazoşist duygularla izliyorum.
Ortaya çıkan adayların tümü küreselci, tümü liboş, tümü halk ve Atatürk düşmanı…
“Bu ahval ve şerait karşısında” emperyalizmin oyun kurma ve yönetme becerisi önünde olmayan şapkamı çıkarıyorum.

Yazar hakkında

Işın Çakırca

Yorum bırak

18  −  17  =  

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.