Sanat

Yalçın Küçük

Aydın olması tartışılır ama iyi bir entelektüeldi.

Yazar ve akademisyen Yalçın Küçük, 88 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Siyasal kimliğini sosyalizmde konumlandıran Yalçın Küçük; konferanslarıyla, televizyon programlarıyla, yazdığı 50’den fazla kitabıyla dikkatleri hep üstüne çekti.

Hayatı boyunca birçok sol örgüt içinde bulundu, tezler öne sürdü, uğraştı, didindi.

Aydın olması tartışılır ama iyi bir entelektüeldi.

Toplumca kabul edilmiş doğruların üstüne giderek aykırı tezler öne sürüp “put yıkmayı” çok severdi.

Türkiye’deki birçok sosyalistin yaptığı gibi, ‘Kemalizmi aşmak ve onu mahkum etmek’ en büyük tutkusuydu. Bu yüzden Kurtuluş Savaşı’na ve onun önderine subjektif eleştiriler getirdi.

Bu zaaflı yaklaşımı, kendisini Abdullah Öcalan’ın masasına kadar götürdü.

Cumhuriyet ve Kemalizm karşıtlığı, ortak yönleriydi.

Bir sosyalist olarak; emperyalizmin-siyonizmin bir projesi olan PKK yapılanmasından boş yere devrimci, sosyalist bir yarar bekledi.

2000’li yıllardan sonra Fetöcülerin hışmına uğradı.

Ergenekon’dan içeri alındı, hapis yattı.

Boynuna, devrimi simgeleyen kırmızı bir atkı takmayı çok severdi.

Ergenekon’dan çıktıktan sonra başına Kemalizmin kalpağını da taktı.

Ömrü boyunca aşmaya çalıştığı Kemalizmi, dinci gericiliğe karşı savunmak gibi bir garipliği yaşamak zorunda kaldı.

Kemalizme saldırırken cephe arkadaşlığı yaptığı Abdullah Öcalan konusunda bir özeleştiri yapmadan aramızdan ayrıldı.

Onun; PKK destekçiliği ve Kürt hareketini kayıtsız şartsız destekleme tavrı, örgüt tarafından karşılıksız bırakılmadı ve KCK, yayımladığı taziye mesajında “Önderliğimizin, ‘Apo kardeşim’ diyen bir dostuydu. Özgürlük hareketine de hep sempatiyle yaklaşmıştır. PKK’nin düşüncelerinin Türkiye toplumuna taşınmasında önemli katkısı olmuştur.” dedi.

Açıklamanın devamında “Yalçın Küçük, Mihri Belli, Hikmet Kıvılcımlı ve Vedat Türkali gibi değerli sosyalistlerin her zaman anılacağı, Türkiye’ye demokrasi, Kürdistan’a özgürlük mücadelesinde yaşatılacağı” ifade edildi.

Türkiye’deki sosyalist hareketin(!) saplantılı PKK aşkı, dillere destandır.

Yukarıda adları sayılan kişiler ve yüzlercesi, bu salgına yakalanarak halka büyük kötülükler yaptılar.

Neyse, biz Yalçın Küçük konusuna yeniden dönelim.

Sosyalist Yalçın Küçük’ün tabutu, Türk bayrağı sarılarak kaldırıldı.

Cenaze resmini Türk askeri taşıdı.

Böyle bir final, sağlığında Hoca’ya sorulsaydı bizlere ne derdi acaba?

Can Yücel’in “Yalçın Küçük küçüktür/ ama mide bulandırır.” diye kısa bir şiiri vardır.

Yıl 1987…

Yer Beyoğlu Emek Sineması…

Toplantının adı: “Merhaba 1 Mayıs 1987”

Aydınlar, sanatçılar, sendikacılar, solcular toplanmışlar yaklaşan 1 Mayıs’ı konuşuyorlar.

Yalçın Küçük sahneye çıkınca “Mustafa Kemal Paşa’nın yolu eskimiştir. Biz iktidara gelince minarelerden hoparlörleri sökeceğiz.” gibi laflar edince orada bulunan Can Yücel sahneye fırlayarak Yalçın Küçük’ün üstüne yürümüş ve Minareler senin gö..ne girsin.” diyerek tepki göstermiş.

Yandaki gazete kupürü bu olayı anlatıyor.

Şimdi ikisi de aramızda yoklar!

İyisiyle, kötüsüyle, hatalarıyla, zaaflarıyla geçmişte kaldılar.

Hakkını yemeyelim; Yalçın Küçük, yazdığı onlarca kitapta, bazen doğru tespitlerde de bulundu.

Aklımıza sorular sordu, fikri takip yaptı.

Tembel biri değildi.

O, artık geçmişe aittir.

Dediğim gibi aydın olması tartışılır ama iyi bir entelektüeldi.

Toprağı bol olsun!

Yazar hakkında

Yonca Fırat

Yorum bırak

20  ⁄    =  10

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.