Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Posted in:

Recep İvedik 6 Galası

Uzun zamandır hasretle beklediğimiz, “Recep İvedik 6” Filminin galası Kanyon AVM’de yapıldı. Galaya sanat ve politika camiasından ünlü kişiler katılarak geceye renk kattılar. Başta Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un eşleri Pervin Hanım da sanat dünyamızın gelişimine çok büyük katkıları olacağı şüphesiz Recep İvdik 6’ya desteklerini sundular. Yılmaz Erdoğan’la Demet Akbağ da oradaydı. Yıkılmayıp, her daim ayakta kalan Mahsun Kırmızıgül, Engin Altan Düzyatan, Murat Cemcir, Orhan Kılıç, Sinan Albayrak, Hamdi Alkan, Seray Sever, Yasemin Sakallıoğlu, Şarkıcı Berkay ve eşi Özlem Şahin gibi daha nice kişiler gecede boy gösterdiler. Haa! Atlamadan söyleyeyim eski kaleci Rüştü Reçber ve eşi Işıl Reçber, İsmail Saymaz, Zuhal Topal ve kocası Korhan Saygıner gibi tanıdık simalar da galada yer aldılar.

Filmin konusundan kısaca bahsedeyim: Recep İvedik kadın programları arasında gezinirken kapıyı çalan postacının teslim ettiği Kuru Fasulye Festivali’nin davetiyesini görünce çok heyecanlanır, kuru fasulye fiyatlarındaki enflasyon sebebiyle uzun zamandır kuru yiyemeyen Recep yanına arkadaşı Nurullah’ı da alıp bir an önce kuru yeme umuduyla Konya’ya doğru yola çıkar. Konya yerine yanlışlıkla Afrika’nın Kenya ülkesine giderler. Türkiye’ye geri dönmek için çabalayan iki kafadar, kendilerini Afrika savanlarında, iki düşman kabilenin arasında bulurlar. Ve osuruk macerası başlar… Merak edenler gidip devamını izleyebilirler.

Şimdi sizlere 2000’li yıllarda yazılan bir şiirden küçük bir alıntı paylaşmak istiyorum (“Nereden çıktı bu şiir?” diye soracak olursanız, ben de sizlere; “biraz sabredin, sonunu bekleyin” derim):

Bizim Kemalettin Tuğcu’larımız vardı…
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı…
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
Solculuk oynamaya başladık.
Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla…
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu
pütürlü duvarlara ve
Türk Dil Kurumu’na inat bir Türkçeyle…
Abilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç
figürleri türetmeyi…

Yukarıdaki şiir Yılmaz Erdoğan’a ait. Kendini “solcu” olarak tanımladığı dönemlerde yazmıştı bu şiiri. Solculukla, toplumda kendisine saygın bir yer edindi. Şimdilerde, BKM’yi kullanarak “anlı şanlı” medyamız için Güney Doğu’dan özel olarak getirdiği hemşehri ve yeğenlerinden yıldızlar(!) üretiyor… TV kanallarında suya sabuna dokunmayan, “Çok Güzel Hareketler” yapıyor, “ Organize” filmler çeviriyor. “S harfinden orak çekiç çizme” yeteneğini tümden kaybeden Erdoğan, oynadığı banka reklamlarında da yalnız dolar işareti çizebiliyor.

Mikrofonlara “Gül gül ölmeye” geldiğini ifade eden Erdoğan’dan sonra sözü alan Mahsun Kırmızıgül, ” Recep İvedik bir halk kahramanıdır”diye bir cümle kurunca yanı başında duran Hamdi Alkan’ın yüzünün düştüğünü gördüm. Gecenin ilerleyen dakikalarında Hamdi Alkan’a, bunun sebebini sorduğumda; “ Ben yıllarca televizyonda program yaptım, ‘Gazman’ diye bir halk kahramanı yarattım. Halk, ne zaman sıkışsa onların imdadına Gazman yetişirdi. Recep İvedik’te nerden çıktı? Mahsun, çok boş konuşuyor. Orda bozacaktım onu ama, gecede bir tatsızlık çıkmasın diye sustum” dedi.

Mahsun Kırmızıgül konuşmasının devamında; “ Bir önceki filmde de kahkahalarla gülmüştüm. Şu anda Türkiye’nin gülmeye ihtiyacı var. Sanırım sinema izleyicisi kasım ayında bol bol eğlenecek” diye basın mensuplarına konuştu.

Filmin baş rol oyuncusu olan Şahan Gökbakar; Recep İvedik serisinin izleyicilerin istediği sürece devam edeceğini ve Fast & Furious, Harry Potter, Süperman ve Rambo gibi Recep İvedik serisinin de devam edeceğini belirtti. henüz basına açıklanmayan serinin son bölümü hakkındaki merakları gidermek adına fırsat kolladım. Bir ara Şahan WC’den çıkarken diğer gazetecilerden önce davranıp  koluna girerek; “Ne olur söyle, Bu İvedik serisi ne zaman son bulacak?” diye sordum. Şahan, yüzüme derin derin baktıktan sonra gülümseyerek:

Bak seni severim, sana çok önemli bir sır vereceğim. Bu sırrı ilk kez seninle paylaşıyorum. Bir kaç gün önce Saray’dan aradıklarını söylediler. İşletiyorlar sandım önce, ama sonradan gerçek olduğunu anladım. Bana “Recep İvedik halk tarafından çok seviliyor, biz bunun farkındayız. Gelecek filmin adı; ‘Recep İvedik Arabistan Yollarında’ olsun. İvedik 2023 yılında Hicaz’a gitsin başına sarık, sırtına cübbe giyip dindar ve kindar rol modelimiz olusun” dediler.

Dedi sonra Şahan, elimi tutup hafifçe sallayarak; “Yağmur, Allah aşkına söyle böyle bir teklifi kabul edeyim mi? Ne dersin?” Diye sordu. Doğrusunu isterseniz çok şaşırmıştım. Şahan’a: “Daha zaman var. Düşünmek için süre iste, bu arada kararını verirsin” dedim. Şahan: “ Evet, doğru söylüyorsun, biraz düşüneyim” diye konuşurken yanımıza bir sürü insan gelince konuşmamız yarıda kaldı. Eve gelince konuyu enine boyuna düşündüm. Anlaşılan Tarzan Zordaydı… Saray Recep İvedik’ten medet umar hâle geldiyse vay haline… Ama böyle bir film çok enterasan olur. Filmin senaryosunu ben yazsam hiç fena olmaz. Ne cevherler döktürürüm kim bilir? Altın Porakal’da senaryo ödülü mutlaka benim olur. Bu konuyu Şahan’la ve kardeşi Togan’la mutlaka konuşmalıyım.

Yazıyı bitirmeden önce size bir haber daha vereyim: Galada Mahsun Kırmızıgül’ün Türkiye’nin gülmeye ihtiyacı olduğu ile ilgili sözlerini yazının başlarında belirtmiştim. Mahsun’un bu sözleri İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya iletilince bakan çok kızmış, adeta köpürmüş. Yanındakilere:

Ne demek efendim!.. “Şu anda Türkiye’nin gülmeye ihtiyacı var” demek de ne demek?… Türkiye ağlıyor mu ki gülsün?… Bunu mu demek istiyor Mahsun? O zaman milleti Reisimiz mi ağlatıyor? Bize kara çalanlara, iftira edenlere sessiz kalamayız. Derhal soruşturma başlatılsın.”

Diye buyurmuş ve yanındakilere:

 Alın bu adamı derhal sorgulayın, ne karın ağrısı varmış bir öğrenelim

diye talimat vermiş. Yakında bu söylediklerimle ilgili enterasan gelişmeler olabilir, biraz bekleyin derim…

83 Pings & Trackbacks

  1. Pingback:

  2. Pingback:

  3. Pingback:

  4. Pingback:

  5. Pingback:

  6. Pingback:

  7. Pingback:

  8. Pingback:

  9. Pingback:

  10. Pingback:

  11. Pingback:

  12. Pingback:

  13. Pingback:

  14. Pingback:

  15. Pingback:

  16. Pingback:

  17. Pingback:

  18. Pingback:

  19. Pingback:

  20. Pingback:

  21. Pingback:

  22. Pingback:

  23. Pingback:

  24. Pingback:

  25. Pingback:

  26. Pingback:

  27. Pingback:

  28. Pingback:

  29. Pingback:

  30. Pingback:

  31. Pingback:

  32. Pingback:

  33. Pingback:

  34. Pingback:

  35. Pingback:

  36. Pingback:

  37. Pingback:

  38. Pingback:

  39. Pingback:

  40. Pingback:

  41. Pingback:

  42. Pingback:

  43. Pingback:

  44. Pingback:

  45. Pingback:

  46. Pingback:

  47. Pingback:

  48. Pingback:

  49. Pingback:

  50. Pingback:

  51. Pingback:

  52. Pingback:

  53. Pingback:

  54. Pingback:

  55. Pingback:

  56. Pingback:

  57. Pingback:

  58. Pingback:

  59. Pingback:

  60. Pingback:

  61. Pingback:

  62. Pingback:

  63. Pingback:

  64. Pingback:

  65. Pingback:

  66. Pingback:

  67. Pingback:

  68. Pingback:

  69. Pingback:

  70. Pingback:

  71. Pingback:

  72. Pingback:

  73. Pingback:

  74. Pingback:

  75. Pingback:

  76. Pingback:

  77. Pingback:

  78. Pingback:

  79. Pingback:

  80. Pingback:

  81. Pingback:

  82. Pingback:

  83. Pingback:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Enter Captcha Here :