Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Posted in:

Ali Okula Gel

Uzun bir aradan sonra okullar yine açıldı.

Öğrenciler; okullarına, öğretmenler sevgili öğrencilerine kavuştular.

İşin açıkçası, salgın döneminde uygulanan uzaktan eğitim, kimseyi memnun etmemişti. Özellikle öğrenciler, her ortamda yüz yüze eğitimden yana olduklarını dile getirdiler.

Yalnız bu birliktelik ne kadar sürer pek bilinmez.

Yeni bir dalga, yeni bir mutasyon bütün hesapları alt üst edebilir.

Dünya çapındaki salgının ne zaman biteceği, yeni hangi felaketlerin kapıda olduğuna dair durmadan açıklamalar yapan Bill Gates; Türkiye’de okulların, eğitimin kaderinin nasıl olacağını konuşmasının arasına sıkıştırsa bizi de merak duygusundan kurtarmış olsa ne güzel olurdu değil mi?

Ben meraklı biriyim, öğrenmezsem duramam.

Salgın hastalık Türkiye’de ne kadar hüküm sürecek?

Okullar kaç ay açık olacak?

Yaz tatilinde eğitime devam edilecek mi?

Bu gibi soruların cevaplarını bilmem gerekir.

Uzaktan, “Millet yiyecek ekmek bulamıyor. Sen nelerle uğraşıyorsun?” gibi bir itiraz cümlesi duyar gibiyim.

Hayır! Böyle düşünen yanılıyor.

Aylardır içeride mahpus hayatı yaşayan insanlar, havaların ısınmasıyla birlikte tatil hayalleri kurmaya başladılar bile.

Nisandan sonra insanları içeride bağlasanız da tutamazsınız.

Parası olanlar tatil projeleri yapmaya başladılar bile.

Peki bu arada çocuklar ne olacak?

Okullar açıksa tatil olur mu?

Olmaz.

Bu sorunun yanıtının mutlaka verilmesi gerekir.

Başkanımız, Bill’i arayıpBizim okulları ne zaman kapatalım, vatandaşları ne zaman tatile çıkaralım?” diye bi sorsa, arkasından da milleti bilgilendirse ne güzel olur değil mi?

Şu okulların uzun süre kapalı olması özel okulları da perişan etti. Salgın döneminde öğrenci kaybedince gelirleri düştü. Kira, personel giderlerinin üstesinden gelemeyen bazı okullar, iflas bayrağı çektiler.

Basında, “öğrencileriyle birlikte devredilen” okulların haberleri çıkıyor.

Eşyasıyla birlikte satılık dükkan” ilanlarını biliyorduk.

Hatta, insanlarıyla birlikte satılan köy haberlerini zaman zaman gazetelerde okuyorduk.

Şimdi ise öğrencileriyle birlikte satılan okul ilanlarına geldik, dayandık.

Bizim ülkemizde öğrenciler okullara neden gider?

Bu soruya birçok insan, “Öğrenmek, bilgisini, kültürünü arttırmak amacıyla gider” gibi bir yanıt verir.

Oysa bu yanıt doğru değildir.

İnsanlar okullara diploma almak için giderler.

Diploma, her kapıyı açan maymuncuk gibidir.

Özellikle yeni bir işin kapısını açmakta çok gereklidir.

Bu durumu bilen özel girişimciler insanların diploma taleplerini karşılamak için atılımda bulunmuşlar.

Diploma ihtiyacı olan vatandaşlar için bir site kurmuşlar.

Sitede yaptıkları hizmeti şöyle tanıtıyorlar:

Sahte Diplomalar özel kuşe kağıdına dijital baskı olarak hazırlanmaktadır. Noterli suret beraberinde gönderilmektedir. Tüm üniversitelerin diplomaları mevcuttur. Lise ve dengi okullarında diploma tasarımları bulunmaktadır. Belgelerimiz maksimum 1 hafta içinde sizlere ulaştırılmaktadır. Ücretsiz kargo ile gönderim yapılmaktadır.

Birgün.net -28 Ocak 2021 – 500 TL’ye sahte lise üniversite diploması

500 TL bastırıyorsun, istediğin bölümün diplomasına sahip oluyorsun. Gönlünüzü şöyle bir gezdirin. Olmak isteyip de yapamadığınız bir meslek hangisidir?

Öğretmen…

Avukat…

Doktor…

Bilgisayar Mühendisi…

Genetikçi…

Ekonomist…

Hangisini olmak istersiniz?

Sadece birisini değil istersen hepsini de olabilirsin.

Parasını verdikten sonra site yöneticileri istediğin diplomayı adresine gönderiyorlar.

Hatta toplu alımlarda belli bir indirim de yapacaklarından eminim.

Bu okulların bölümlerine gitsen eğitim sürecinde on binlerce lira para ödeyeceksin.

Sınavlar, sınavlar, sınavlar…

Stres, stres, stres…

Tüm bunların hiçbiri yok!

Bir hafta içinde taş atmadan, kolun yorulmadan diploma sahibi oluyorsun.

Ne güzel değil mi?

Diploma şirketi; diplomanın yanında bir de eşantiyon olarak e- devlet çıktısı da veriyor.

Şirket yetkilileri, özel sektörde hiçbir sorunla karşılaşmazsınız diye bir güvence de veriyorlar.

Bence esas olarak kamu sektöründe bir sorunla karşılaşılmaz.

Çünkü, kamuda çalışanların – ne kadar olduğunu siz tahmin edin – pek çoğu kendi uzmanlık alanı dışında işlerle uğraşıyor.

İmam, TRT’yi yönetiyor.

Hayvanat Bahçesi Müdürü, TÜBİTAK’ı yönetiyor.

Güreşçi, Vakıfbank’ı yönetiyor.

Hepsini saysam sayfalara sığmaz.

İnsan bilmediği işi yaparsa bilgiye de ihtiyacı kalmaz.

Herkes cahillikte eşitlenir.

Vakıfbank dedim de aklıma sahte diploma geliverdi.

Ne oldu diploma işine?

Unutuldu gitti.

Bizim memlekette; diplomalı ile diplomasız, bilenle bilmeyen arasında fark yoktur.

Hatta, bilmeyen, cahil insan, üst makamlara; “Abi, bu konuda ne yapacaz?” diye soranlar pek makbuldür.

Cemaatte imama uyanlar, çıkıntılık yapmayanlar, soru sormayanlar her türlü mesleği yapabilirler.

İşte bu yüzden diyorum ki;

Ey Veliler!

Paranızı okullarda çarçur etmeyin!

Okullara gönderip de yıllarca çoluk çocuğunuza zulüm etmeyin.

Kendinizi de strese sokmayın!

Alın internetten diplomayı çocuğunuza, rahat edin.

11 Pings & Trackbacks

  1. Pingback:

  2. Pingback:

  3. Pingback:

  4. Pingback:

  5. Pingback:

  6. Pingback:

  7. Pingback:

  8. Pingback:

  9. Pingback:

  10. Pingback:

  11. Pingback:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Enter Captcha Here :