Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Posted in:

Hoş geldin Şeriat!

Hoş geldin şeriat!

Şöyle buyur geç baş köşeye…

Yazının başlığını okuyanlar, “N’oldu? Nereye şeriat geldi?” diye sorabilirler.

Hemen söyleyeyim.

Nereye olacak, Türkiye’ye…

Neden bu yargıya vardığımı merak edenlere hemen söyleyeyim.

Şehirler arası yolcu taşımacılığı yapan Kamil Koç firması, soyadları aynı olmayan erkekle kadının yan yana yolculuk yapmasına izin vermiyor.

Yeniçağ gazetesinin internet sitesinde yer alan habere göre, gazeteci Okan İrtem, yanında bir kadın arkadaşıyla Bursa’ya gitmek için adı geçen firmadan bilet almak istediğinde bilet kesilemediğini öğrenmiş.

Yan yana oturacak olan yolcuların soyadlarının mutlaka aynı olmaları gerekiyormuş.

Bu yüzden adı geçen gazeteci, sahte kadın adıyla bilet alarak yolculuk yapabilmiş.

Kamil Koç firmasının otobüslerinde soyadınız aynı değilse bir akrabanızla, arkadaşınızla, sevgilinizle yolculuk yapamazsınız.

Anne, baba, kardeş değilseniz karşı cinsle bir arada oturamazsınız.

Bunun adı şeriattır.

Türkiye’ye şeriat geldi ve şimdi yerleşiyor.

Yerleşirken de ahmak laikleri fazla ürkütmeden işini yapıyor.

O çok bilindik bir deney vardır, bilirsiniz.

Kurbağayı sıcak bir suya attıklarında hayvan, can havliyle sıçrayarak kaptan dışarı fırlamış. Yine aynı kurbağayı bu kez soğuk suya koymuşlar ve suyu alttan yavaş yavaş ısıttıklarında kurbağa hiç tepki göstermemiş ve kapta pişmiş.

Küresel sistem ve onun yerli işbirlikçileri, bizi yavaş yavaş pişiriyorlar.

Toplum olarak refleks gösterecek noktayı çoktan geçtik.

Pişiyoruuuuz!

Anadolu’da birçok okulda haremlik-selamlık uygulamaları başladı.

Bazı turistik otellerde bu tür uygulama yıllardır var.

Afganistan’da Taliban yönetimi ele geçirdiğinde Kadın Bakanlığını kapattı. Onun yerine “Fazileti Yayma ve Ahlaksızlığı Önleme Bakanlığı”nıkurdu.

Kadınların tek başına seyahat etmesini yasakladı. Uzun yolculuk yapacak kadınların yanlarında erkek refakatçi bulundurma zorunluluğu getirildi.

Kız öğrencilerin orta öğretimde eğitim görmeleri yasaklandı. (İsmailağa Cemaati de böyle istiyor.)

Kadınların burka giymeleri zorunlu hale getirildi.

Bizde de AKP ve MHP’nin önerdiği Anayasa taslağında kadınların inançları gereği giyecekleri giysilere müdahale edilemeyeceği maddesi var.

Bu öneri yasallaşırsa devlet memurları isterlerse kara çarşaf ve burka giyebilecekler.

Afganistan’da yanında erkek olmadan dışarı çıkan kadınların meydanda nasıl kırbaçlandığını görüyoruz.

Görüyoruz ve “Hayır! Hayır! Bizde böyle şeyler olmaz. Biz farklıyız.” diye kendimize boş telkinlerde bulunuyoruz. 20-30 yıl önce bugün yaşadıklarımızı bize o gün anlatsalardı bir cümlesine bile inanır mıydık?

Asla!

Biz de Afganistanlaşalım diye bir milyon Afgan Türkiye’ye getirildi.

10 milyon Arap, Suriye’den, Irak’tan, Fas’tan getirildi ve hâlâ getirilmeye devam ediyor.

Emperyalizmin görevlisi sahte solcular da bu istilayı canı gönülden destekliyorlar.

Cumhurbaşkanı adayı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kadınların başına türban takarak bu sürece hizmet ediyor.

İran’da kadınlar başlarına geçirilmiş bu örtüyü çıkarmak için can verirlerken bizim sahte Atatürkçülerimiz kadını köleleştirmeye çalışıyor ve bütün aydınlanmış, bilinçli, çağdaş insanlar bu sahte kurtarıcıların ardına takılmış gidiyorlar.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun türban kanunu önerisinde bulunmasını altılı masa liderlerinin istediğini basında okuyoruz.

Cem Karaca’nın 12 Eylül sonrasında söylediği bir şarkı var. Bilirsiniz; “Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete” …

Cem Karaca o dönemin siyasi durumunu kendine has bir tarzda hicvetmişti.

Cem Karaca bugün de yaşasaydı. Okuyacağı şarkının adı mutlaka, Bindik bir altılıya, gidiyoruz şeriata. Amanıııııın!” olurdu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

52  −  50  =  

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.