Haberler

Özel’in Belediye Başkanı, AKP Yolcusu

Özel’in şeriatçı belediye başkanı, AKP’ye gidiyor.

Ankara Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, CHP listesinden seçime girerek belediye başkanı olmuştu.

Son günlerde ise adı, AKP’ye geçecekler listesinde geçiyor.

Basında ‘AKP’ye geçecek’ haberlerini bir türlü yalanlamayan Mesut Özarslan, X hesabından aşağıdaki yaptığı paylaşımla tüm dikkatleri üstüne çekti.

CHPli Başkan Özarslan paylaşımında “Dava İnsanlık Davasıdır.” diyor.

Başka ne diyor?

Nizam-ı Alem, İlay-ı Kelimetullah Davası Davamızdır. Vesselam.” diyor.

Arapça kelimeler, tamlamalar işin içine girince aklım karıştı.

Belediye Başkanının ne demek istediğini bir türlü anlayamadım.

Nizam-ı Alem; hakkında doğruya yakın bir şeyler söyleyebilirim ama biz yine de, en doğrusunu öğreniriz umuduyla Diyanet İşlerine başvuralım.

Türkiye Diyanet Vakfı’nın İslam Ansiklopedisi, bu konuda şöyle diyor:


…Bu durumda i’lâ -yi kelimetullah tabiri, Allah’ın dininin ve tevhid inancının yüceltilip yaygınlaştırılması yolunda gösterilen gayret ve faaliyetleri kapsamakta, cihad ve savaş kelimeleriyle birlikte Kur’ân-ı Kerîm’de sıkça zikredilen ‘fîsebîlillâh’ (Allah yolunda) kavramıyla yakından ilgili bulunmaktadır…

Lafın kısası, Türkçe söyleyecek olursak “Allah’ın nizamı için cihat etmek, savaşmak” demek.

Bizim CHPli Mesut Özarslan, “Allah yolunda cihad etmek, savaşmak için” AKP’ye doğru hızla koşuyor.

Önümüzdeki hafta AKP Grup Toplantısında İslam’ın Bayraktarı olan Erdoğan’ın elini öperek cihad eylemine başlayacak.

Ne diyelim?

Allah onu cihad yolunda muzaffer, kılıcını kanlı eylesin.

Eline İslam’ın kılıcını alan Özarslan, salt Keçiören’i fetih etmekle yetinmemeli güneye doğru sefer düzenleyerek zalim siyonistlerin elinden Gazze’yi de mutlaka kurtarmalıdır.

Belediye başkanlarından bir tek Mesut Özarslan geçse iyi…

Veryansın TV yazarı Engin Balım’ın yazdığına göre; Keçiören, Gölbaşı, Çamlıdere ve Haymana belediye başkanları da AKP’ye geçeceklermiş.

Hatta Mamak ve Beypazarı belediye başkanları da geçip geçmeme konusunda papatya falı açıyorlarmış.

N’oluyor böyle?

Sosyal Demokrat belediye başkanları, Milletvekilleri; pervanenin ışığa uçması gibi AKP’ye doğru uçuyorlar.

Kimi Erdoğan’ı “Başkomutan”, kimisi de “Cihad Lideri” ilan edip duruyor.

Manisa’nın “Topuklu Efe’ si, yaptığı yolsuzluklar ayağına takılınca topuklayarak AKP’de aldı soluğu. Korkarım önümüzdeki günler içinde; sosyal demokrat belediye başkanlarının, Nizam-ı Cedid askerleri gibi Erdoğan önünde resmi geçit töreni yaptıklarına tanık olacağız.

Değişim- Dönüşüm” yaygarasıyla vücutlarının bir yerlerini yırtan “Aslan Sosyal Demokratların” partiyi getirdikleri yer, işte tam da burasıdır.

Atatürkçüleri, Cumhuriyetçileri partinin dışına atıp; liberal, sağcı, cihad savaşçısı, Kürtçü, mezhepçi her kim varsa partiye dolduran Kılıçdaroğlu – Özgür Özel – İmamoğlu üçlüsünün bir marifetidir tüm bunlar.

Belediye başkanlıklarına çöreklenen bu yamyamların partide nasipleri kesilince soluğu AKP’de alıyorlar. Hiçbirinin bir siyasal ütopyası yok, toplumsal kurtuluş iddiası yok, oyunu aldığı seçmene karşı bir vefa duygusu yok! Vicdanı yok!

Utanması, arlanması yok!

Bir tek onu o makama atayan kişiye saygı duyuyor.

Ona tapıyor.

Varsa yoksa parti başındaki ilah.

İlah, ona istediği rızkı vermeyince yeni ilah arayışları hemen başlıyor.

Devir; çalma, çırpma, mala konma, köşeyi dönme, iktidarda olma devri olunca utanma da, ahlak da ortadan kalkıyor.

Bir toplumda ahlak çökünce din de çöker.

Din, yapılan tüm ahlaksızlıkları örten bir bez parçasına dönüşüyor.

Adam; seçildiği partisine, kitlesine yaptığı ihaneti dinle maskeleyerek su üstüne çıkmaya çalışıyor.

Türkiye, AKP+MHP+DEM İttifakı ile Anayasasında “İslam” yazan bir devlete doğru hızla götürülürken CHPli belediye başkanları da cihad için bu ittifaka doğru koşuyorlar.

CHP’de son 20-30 yıl içinde ortaya atılan “değişim- dönüşüm, sosyal demokrasi” gibi kavramlar, kitleyi Cumhuriyet ilkelerinden, Kemalizmden uzlaştırmak için bir silah olarak kullanıldı. Yüzüne Atatürk maskesi takmış sağcı, liberal, şeriatçı, Kürtçü politikacılar Erdoğan’a kadro yetiştiriyorlar.

Sertifikasını alan ve eğitimden geçmiş elemanlar aslına rûcu ederek AKP’de toplanıyorlar.

Kimse Kılıçdaroğlu, Özel, İmamoğlu ile Erdoğan arasındaki kayıkçı kavgasına sakın kanmasın!

Çünkü kazanan hep sarayda oturan kişi oluyor.

Yazar hakkında

Candan Yılmaz

Yorum bırak

7  ×    =  28

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.