Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Posted in:

Camide…

‘Camide’ sözcüğü ile başlayıp milletçe ezberlediğimiz bir cümlemiz var.

Devletin başı olan şahsın, “Camide içki içtiler.”le başlayıp küfürle sona eren konuşmalarını artık küçük çocuklar bile öğrendi.

Bu cümleleri söyleyen zat, camiyi sahiplenerek, içki gibi dinen haram olan şeylerle Gezicileri eşleştirerek laikçilerin(!) kalesine gol atıyor.

Aslında din istismarı yapan sağ siyasetin, camili suçlamaları çok eskiye dayanır.

Eskiden kasaba meydanlarında şimdi ise TV ekranlarında dile getirilen “CHP, camileri ahır yaptı.” söylemi yaşanan gerçeklikle pek örtüşmese de laikliği savunanları her zaman zor durumda bıraktı.

Bu haksız suçlamalara muhatap olan çevreler de, “Hayır! Böyle bir şey yok!” cümlesiyle söze başlayarak “Biz de de en az sizin kadar Müslümanız.” diyerek sağcılarla dindarlık yarışına girişiyorlar.

Bu din üstünden sidik yarıştırma son zamanlarda iyice arttı.

Yeni Osmanlı projesi taraftarlarının ve onunla uyumlu çakma muhalefetin din istismarı aldı yürüdü.

Bu konuyla ilgili olarak ülkemizde bir olay yaşandı.

Olay yeri Esenyurt.

Halk arasında “Küçük Kürdistan” denilen ilçemizde, Kürtlerin dışında Araplar, Afrikalılar, Afganlar gibi her milletten insan var.

Esenyurt, her gün gerçekleşen asayiş olaylarıyla, sokak kavgalarıyla gündeme geliyor ve Türkiye’nin Harlem’i olma doğrultusunda hızla ilerliyor.

Önümüzdeki süreçte bu ilçede çok daha büyük olayların çıkacağını söylemek için müneccim olmaya gerek yok.

Bu ünlü ilçemizde bir tecavüz olayı gerçekleşti.

12 yaşlarında bir erkek çocuğuna, camide bir yabancı uyruklu kişi tarafından tecavüz edildi.

Haberi duyan halk sokağa döküldü ve tecavüzcüyü linç etmek istedi. Sanığı korumak isteyen güvenlik güçleriyle halk arasında çatışmalar yaşandı. Biber gazı kullanıldı.

Şimdi gelin bir karşılaştırma yapalım ve soralım.

Camide içki içmek mi yoksa bir çocuğun ırzına geçmek mi daha kötü bir davranıştır.

Camide içki içildiği – kanıtlanamadığı halde- gerçek bile olsa benim vicdanım ırza geçmeyi daha büyük bir suç olarak nitelendiriyor.

Benim bu söylediklerimi toplumsal vicdan da onaylar.

Camide içki olayını herkes biliyor ama camide ırza geçme olayını pek kimseler bilmiyor.

Bilmiyor çünkü her olayda olduğu gibi satılmış medya bu olayın üstünde durmadı ve sanığın bir mülteci olduğu gerçeğini kararttı.

İktidar ve yandaş basın bu olayı hiç görmedi.

Çünkü söylemlerine ters geliyor ve mülteci politikalarını zedeleyici potansiyeli içinde barındırıyordu.

Muhalefet partileri görmediler çünkü cami ile tecavüzü yan yana gösterdiklerinde dindar kesimi ürküteceklerini ve bu durumda da oy kaybedeceklerini düşündüler. Ayrıca mültecileri tecavüzle suçlamanın mülteci karşıtlığı yapan ırkçıların ekmeğine yağ süreceğini düşündüler.

İktidar da muhalefet de camideki tecavüz olayını görmediler, duymadılar, konuşmadılar.

Yani üç maymunu oynadılar.

Güvenlik kuvvetleri gözaltına alınan sanığın uyruğunu açıklamadılar.

Bu durum karşısında şeytan dürttü. Aklıma kötü düşünceler geldi.

Bildiğiniz gibi İran sınırından yüz binlerce Afgan Türkiye’ye elini kolunu sallayarak geldi ve hâlâ gelmeye de devam ediyorlar. Gelenlere bakıldığında bunların hemen hemen hepsi genç erkekler ve içlerinde kadın ve çocuk yok.

Bu gelen genç Afganlar, Türkiye’ye gelirlerken düşüncelerini, alışkanlıklarını, inançlarını da yanlarında getiriyorlar.

Afganistan’da bacha bazi denilen bir gelenek var. Bacha bazi, Farsça “çocuklarla oynamak” anlamına geliyor.

Oynamak ne kelime içinde cinsel özellikleri barındırıyor.

Yoksul ailelerden alınan 9-18 yaş arası çocuklar kadın gibi giydirilerek, makyaj yapılarak zengin erkeklerin katıldığı eğlencelerde, bizdeki zenneler gibi oynatılıyor ve bu çocuklara tecavüz ediliyor. Aşağıdaki fotoğraf böyle bir ortamda çekilmiş.

Aklıma, “Acaba erkek çocuğuna camide tecavüz eden kişi Afgan mıydı?” sorusu geliyor.

Bu sorunun karşılığı bizde olmasa da poliste var.

Taciz, tecavüz olaylarında yeri göğü inleten kadın örgütleri, tecavüze uğrayan erkek ve sanık mülteci olunca sustular.

Bu konuya hiç girmediler.

Kadın örgütleri, feministler sustu.

Mülteci avukatlığı yapan solcular sustu.

İktidar sustu.

Muhalefet sustu.

Susma eylemi, unutmayalım ki her zaman kötü olan şeyleri de onaylamayı içinde barındırır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Enter Captcha Here :