Genel

Vitrin Mankenleri

Vitrin mankenlerinin karizmasını Cengiz Çandar çizdi.

Yeni meclis, yeni mebuslarıyla toplandığında çok renkli sahnelere tanık olacağız. Hasan Cemal, en yaşlı üye sıfatıyla meclisin ilk oturumuna başkanlık edecek.

Seçim garanti…

Seçilememe diye bir sorunu yok!

Hasan Cemal, mecliste devrim yapıp başkan olarak frak giyecekmiş.

Daha şimdiden giyeceği frak, gardropta gün sayıyor.

Yeşil Sol Parti’nin renkli mebus adayı Cengiz Çandar, yılların verdiği tecrübe ve Amerikalı dostlarının yönlendirmesiyle çok anlamlı laflar ediyor.

Çandar, Amerikalılardan 476 bin dolar bağış alan Medyascope’tan Ruşen Çakır’a Kürt hareketi ile ilgili gözlemlerini anlatmış.

Hasan Cemal ve kendisinin adaylığının Kürt seçmenler tarafından sevinçle karşılandığını söyledikten sonra HDP’de ve yeni kurulan yeşil Sol Parti’de Türkler ile sol kuruluşların dekorasyon unsuru olarak bulunduklarını söylemiş.

El Hak! Doğru söylemiş!

Biz de yıllardır Türkiye solunun Kürt milliyetçiliğine kuyrukçuluk yaptığını, söyleyip duruyoruz.

Öcalan, İmralı Tutanakları’nda,

Türk- Kürt partisi olarak ayrışmayın, tehlikelidir. ESP, BDP, EMEP, Yeşiller, feministler, çevreciler hepsi olsun. Sadece anti kapitalistlik bile herkesi birleştirebilir. 3-4 genel ilke yeterlidir. Eşbaşkanlık sistemi, resmi parti, ittifak hakkı harekette olabilir. Mesela Ertuğrul’a da Levent’e de söyleyin, pratik politika yapmazsanız olmaz, zavallı konumuna düşürürler… Sayın Ertuğrul, Sırrı, Levent onlar ciddi yaklaşsınlar. Devlet de engel olmayacaktır. Kariyerizme, kıskançlığa gerek yok! Devlet benimle görüştüğü oranda sizin ve Türkiye solunun yolunu açar.

diyordu.

Öcalan’ın dediği gibi oldu.

Kurulan HDP’de yukarıda sayılan çevrelerin tümü toplandı.

HDP ve şimdinin Yeşil ve Sol Partisi “Devletin açtığı yolda” yürüyerek solculuk, sosyalistlik hatta komünistlik yapıyorlar.

Ne olarak?

Vitrin mankeni olarak.

Onlar, Kürt milliyetçiliğinin bölücü yüzünü, Türk toplumuna şirin göstermekle görevli kılındılar.

Verilen medya desteğinin gücüyle de epey başarılı oldular.

Biz, yeri geldiğinde, konusu açıldığında, “Türkiye’de gerçek anlamda sol ve sosyalist parti ve hareket yoktur. Türkiye’nin solu, emperyalizmin bölge planlarının bir görevlisidir ve ideolojik olarak oradan beslenir.” deyip duruyoruz.

Bizim bu dediklerimizi, Abdullah Öcalan ve Cengiz Çandar da teyit ediyor ama dogmatik düşünen ve sosyalizme bilimsel bir kılavuz olarak değil de bir din gibi inanan bazı Türk solcular, bir türlü inanmak istemiyorlar.

İnanmak istemeyen birilerine gerçekleri kabul ettirmek olanaksızdır.

Onlar kabul etmeseler de biz, gerçekleri haykırmaya devam edeceğiz.

Yazar hakkında

Yonca Fırat

Yorum bırak

  +  37  =  41

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.